
Resimdeki bir dizbağı . İngilizce adıyla "the garter " . Yani jartiyer . Ortaçağda bayanlar çorapları düşmesin diye dizlerine bağlıyor . Dün ilginç bir hikaye okudum , Avrupanın en üstün şeref nişanı olan "the order of garter " da ismini bu jartiyer konusundan alıyor : ) !
Sir Gwain and the Green Knight adlı şiirde ( şairi bilinmiyor ) , Sir Gwain adlı kişi evsahibinin eşine ait jartiyeri can korkusu ile kabul eder ve sonradan korkaklık ve düşük ahlakının nişanesi olarak bu çorap bağını üzerinde taşır. Kral Arthur bunda utanacak bir şey olmadığını iddia eder ve kaderini paylaşmak için o da giymeye başlar .
Nişanın remzi, sol bacak dizkapağının biraz aşağısında bağlanan 2`5 santimetre eninde koyu mavi kadifeden bir dizbağıdır.Kenarları yaldızlı olan bu bağın üzerine, yine yaldızlı olarak "Honni soil qui mal y pense " ( kötü olan utansın ) cümlesi yazılmış bulunmaktadır .
Order of the garter için yine Kral Arthur orijinli başka hikayeler de anlatılıyor . Netice de ise bildiğimiz diz bağı , en üstün şeref nişanı haline gelmiş bir şekilde.
Kral 3´üncü Edward tarafından ilk kez 1348´de verilen ve sadece 24 kişinin sahip olabileceği kuralına bağlanan Dizbağı Nişanı sahiplerinin içinde bulunduğu topluluk, bir çeşit kapalı dernek gibi algılanırmış. Bu 24 şövalye, tahtın en sadık bendeleriymiş.
Elizabeth bizim Abdullah Gül'e de vermiş bu nişanı . Şimdi kendisi ingiliz tahtının hizmetkarı mı olmuş oluyor ??
Dün öğrendiğim başka şeyler :
Labne Peyniri adını Lübnan'dan alıyormuş. Lebanon peyniri yani.
Kolonya orijinal adı ile Eu de cologne , Köln suyu demekmiş. Çünkü ilk üreticisi olan İtalyan Feminis, Köln'e yerleştikten sonra bu karışımı üretmeye başlamış .
İnsanların renkleri tat , harfleri renk , şekilleri koku olarak alması gibi duyuların birbirine karıştığı nörolojik bir durum varmış ; Sinestezi . Müziği renkler olarak görmek ne ilginç olurdu : ) ...dev bir kaleideskop içinde kaybolmuş gibi ...